MMO_Haberci
Yeni Uye
Bazı filmlerde öyle bir şey var ki, vizyona girdikleri dönemde kitleler tarafından “anlaşılmaz” ya da “fazla tuhaf” bulunup haksızca bir kenara itiliyorlar. Barry Levinson’ın yönettiği, başrolünde ise koca yürekli efsane Robin Williams’ın döktürdüğü 1992 yapımı Toys, tam olarak bu gizli cevherlerden biri.
Bugün geriye dönüp baktığımızda, filmin sadece bir çocuk masalı olmadığını, günümüz internet kültürünü ve oyun dünyasını fütüristik bir şekilde öngördüğünü görüyoruz. Gelin, Toys’un muazzam set işçiliğine, Robin Williams dehasına ve alt metnindeki eleştirilere yakından bakalım.

Filmin yapım tasarımcısı Ferdinando Scarfiotti, Toys ile adeta sinematik bir rüya alemi inşa etmiş. Bugün internet estetiğinde sıklıkla karşımıza çıkan Dreamcore, Weirdcore ya da Liminal Spaces dediğimiz tekinsiz, tecrit edilmiş ama bir o kadar da büyüleyici atmosfer, filmde daha bu terimlerin esamesi okunmazken vizyoner bir şekilde kullanılmış.

Senaryo ilk bakışta oyuncak fabrikasındaki bir taht kavgasını anlatıyor gibi görünse de, arkasında çok sert bir militarizm eleştirisi barındırıyor. Filmin asıl kehaneti ve dünyasını yakından ilgilendiren kısmı da burada başlıyor:
Burada Robin Williams’a ayrı bir parantez açmak şart. Toys, eğer onun ekranı kaplayan muazzam enerjisi, doğaçlama yeteneği ve çocuksu ruhu olmasaydı, liminal setlerin soğukluğunda ve tekinsizliğinde kaybolup gidebilecek bir filmdi.
Williams (Leslie Zevo rolünde), yetişkin gövdesine sıkışmış bir çocuğun masumiyetini o kadar organik bir şekilde veriyor ki, filmin sürreal absürtlüğünü izleyici için “gerçek” kılmayı başarıyor. Onun hüzünlü ama umut dolu gülümsemesi, filmin en karanlık militarizm eleştirilerinde bile izleyiciye nefes aldırıyor. Bize mekanikleşen dünyaya karşı çocuk kalmanın, hayal kurmanın bir zayıflık değil, en büyük güç olduğunu gösteriyor.

Toys, 1992 yılında sinema seyircisi için “fazla tuhaf” gelmiş olabilir. Ancak bugün oyun dünyasının geldiği noktayla, sanal gerçeklikle ve internetin estetik anlayışıyla bakınca, filmin aslında ne kadar büyük bir görsel vizyon ve kehanet barındırdığını çok daha iyi anlıyoruz. Saf bir set işçiliği, sağlam bir sistem eleştirisi ve Robin Williams’ın oyunculuk dehası için bu filme mutlaka şans verilmeli.
Toys İncelemesi: Robin Williams ve Dreamcore ilk olarak FRPNET'te yayınlandı.
Bu haber buradaki kaynaktan otomatik olarak çekilmiştir.
Bugün geriye dönüp baktığımızda, filmin sadece bir çocuk masalı olmadığını, günümüz internet kültürünü ve oyun dünyasını fütüristik bir şekilde öngördüğünü görüyoruz. Gelin, Toys’un muazzam set işçiliğine, Robin Williams dehasına ve alt metnindeki eleştirilere yakından bakalım.

Görsel Estetik: Henüz Adı Konmamış “Dreamcore” ve Liminal Spaces Şöleni
Filmin yapım tasarımcısı Ferdinando Scarfiotti, Toys ile adeta sinematik bir rüya alemi inşa etmiş. Bugün internet estetiğinde sıklıkla karşımıza çıkan Dreamcore, Weirdcore ya da Liminal Spaces dediğimiz tekinsiz, tecrit edilmiş ama bir o kadar da büyüleyici atmosfer, filmde daha bu terimlerin esamesi okunmazken vizyoner bir şekilde kullanılmış.
- Meşhur “Windows XP” Tepeleri: Filmdeki o uçsuz bucaksız, fazla kusursuz, minimalist yeşil tepeler sahnelerini hatırlarsınız. Bu sahneler, meşhur Windows XP “Bliss” masaüstü arka planını andırıyor. Doğal olmayan, fabrikasyon bir mükemmellikteki bu set tasarımı, izleyicide hem bir hayranlık hem de tuhaf bir yabancılaşma hissi uyandırıyor.
- Duvarlar, Kapılar ve Perspektif Oyunları: Duvarların içinden geçmeler, sürreal perspektif oyunları ve devasa boş odaların ortasında tek başına duran absürt nesneler… Setler adeta René Magritte veya Salvador Dalí tablolarının canlanmış hali. Mekanların bu masalsı ama bir o kadar da insanı yalnız hissettiren yapısı, Robin Williams’ın canlandırdığı Leslie Zevo karakterinin o saf, çocuksu dünyasını korumak için sığındığı bir kale gibi. Bu yüksek işçilik ve set mimarisi, filme boşuna En İyi Sanat Yönetimi dalında Oscar adaylığı getirmemiş.

Savaş Sanayisi, Kötü Oyun Geliştiricileri ve Günümüz Dünyası
Senaryo ilk bakışta oyuncak fabrikasındaki bir taht kavgasını anlatıyor gibi görünse de, arkasında çok sert bir militarizm eleştirisi barındırıyor. Filmin asıl kehaneti ve dünyasını yakından ilgilendiren kısmı da burada başlıyor:
- Savaş Oyunları ve Drone Teknolojisi: Fabrikayı ele geçiren General amcanın, masum oyuncaklar yerine savaş oyuncakları ve askeri simülasyonlar üretmeye başlaması, bugünün modern savaş teknolojilerine (kamikaze dronelar, video oyunu konsoluyla yönetilen askeri araçlar) muazzam bir gönderme.
- Çocukların Askerleştirilmesi: Film, adeta “kötü oyun geliştiricileri” mantığıyla çalışan askeri zihniyet üzerinden, çocukların şiddet içerikli oyunlarla savaşa nasıl duyarsızlaştırıldığını eleştiriyor. Gerçek savaşın bir “oyun” gibi pazarlanmasına karşı, Robin Williams’ın o saf neşesiyle ürettiği sevgi dolu oyuncaklar direniyor. Finaldeki o büyük oyuncak savaşı, mekanik canavarlara karşı masumiyetin hayatta kalma mücadelesine dönüşüyor.
Fabrikayı Kurtaran Adam: Robin Williams
Burada Robin Williams’a ayrı bir parantez açmak şart. Toys, eğer onun ekranı kaplayan muazzam enerjisi, doğaçlama yeteneği ve çocuksu ruhu olmasaydı, liminal setlerin soğukluğunda ve tekinsizliğinde kaybolup gidebilecek bir filmdi.
Williams (Leslie Zevo rolünde), yetişkin gövdesine sıkışmış bir çocuğun masumiyetini o kadar organik bir şekilde veriyor ki, filmin sürreal absürtlüğünü izleyici için “gerçek” kılmayı başarıyor. Onun hüzünlü ama umut dolu gülümsemesi, filmin en karanlık militarizm eleştirilerinde bile izleyiciye nefes aldırıyor. Bize mekanikleşen dünyaya karşı çocuk kalmanın, hayal kurmanın bir zayıflık değil, en büyük güç olduğunu gösteriyor.

Özetle;
Toys, 1992 yılında sinema seyircisi için “fazla tuhaf” gelmiş olabilir. Ancak bugün oyun dünyasının geldiği noktayla, sanal gerçeklikle ve internetin estetik anlayışıyla bakınca, filmin aslında ne kadar büyük bir görsel vizyon ve kehanet barındırdığını çok daha iyi anlıyoruz. Saf bir set işçiliği, sağlam bir sistem eleştirisi ve Robin Williams’ın oyunculuk dehası için bu filme mutlaka şans verilmeli.
Toys İncelemesi: Robin Williams ve Dreamcore ilk olarak FRPNET'te yayınlandı.
Bu haber buradaki kaynaktan otomatik olarak çekilmiştir.