Toy Story (Oyuncak Hikayesi) 5 İncelemesi

EmpireRise2 — 1-99 Oldschool Metin2, hard classic PvP sunucusu acik! Kayit Ol PlayZoxera — Premium Survival Minecraft! Battle Pass, gunluk gorevler, mobil destek. Sunucuya Git

MMO_Haberci

Yeni Uye
FRPNet okurları hatırlar; daha önce ilk dört filmi de burada uzun uzun konuşmuştuk, ikonik vedaların ve büyümek denen sürecin oyuncaklar üzerinden nasıl ustaca anlatıldığını konuşmuştuk. Bizler bu seriye duygusal olarak çok derin bir bağla bağlıyız çünkü dört film, animasyon ve sinema tarihi için çok önemli birer mihenk taşıydı. Fakat serinin yeni halkası Toy Story 5‘i izledikten sonra masaya oturduğumda, maalesef içimde eski heyecandan eser yoktu. Eğri oturup doğru konuşalım: Bu film, bir Toy Story filmi olacak büyüklükte ve ağırlıkta bir hikayeye kesinlikle sahip değil.

Toy story5

Ebeveyn Olayları​


Filmde doğal bir akış aramak gerçekten zor, olaylar birbirine o kadar zorlama bağlanmış ki hikayenin içine girmekte zorlanıyorsunuz. Üstelik serinin o en büyük imzalarından biri olan, bizi ilk saniyeden evrene bağlayan “You’ve Got a Friend in Me” şarkısının bile çalmaması, filmin ruhsuzluğunun en büyük kanıtı gibiydi. Hazır zorlama ve kopuk detaylardan bahsetmişken insan faktörüne, özellikle de Bonnie’nin ailesine değinmeden geçemeyeceğim. BHGB (Mert Günhan ve yakın arkadaşı kanalında bir podcast serisi) dinleyenlerin tam da dalgasını geçeceği tarzdan bir absürtlük var ortada; Bonnie’nin annesi ve babası direkt “göt”, ulan çocuğunla bir konuş, baskıcı bir denetimden bahsetmiyorum ama iki kelime et yahu! Ebeveynlerin bu inanılmaz kopukluğu ve umursamazlığı, filmin zaten zorlama olan inandırıcılığını iyice zedeliyor bir konuş kızınla nasılsın kızım bir sorunun varmı.


Karakter Gelişimi mi, Karakter İnfazı mı?​


Gelelim işin asıl üzücü kısmı olan karakterlere… Eski incelemelerimde karakterlerin derinliğine ne kadar hayran kaldığımı bilirsiniz ancak bu filmde karakter gelişimi namına hiçbir şey yok. Yeni eklenen, ufkumuzu açan veya felsefesine kapıldığımız tek bir detay öğrenmiyoruz. Mesela Forky’ye ne olduğu, pabucunun neden ve nasıl dama atıldığına dair tek bir diyalog bile geçmiyor, koskoca karakteri öylece geçiştirmişler. Film, odağına benim serideki en favori karakterim olan Jessie’yi alıyor. Kağıt üzerinde harika bir fikir ama maalesef kesinlikle işleyememişler. Koca potansiyel film yapmışlar kaç yıldır o kadar boşa harcanmışlar ki, Jessie’nin ana odakta olması hikayeye hiçbir duygusal derinlik katmamış.
Buzz’a gelirsek, filmde Buzz ordusunu şoke ettiği gerçekten güzel, tebessüm ettiren bir şaka var, hakkını yiyemem. Ama bunun dışında koskoca Buzz Lightyear’ı bu kadar karaktersiz, içi boş bir hale getirmeleri “Bu ne böyle?” dedirtiyor, yılların birikimi tamamen silinmiş gibi. Asıl yıkım ise Woody. Serinin kalbi, beyni, itici gücü olan Woody’nin zerre karakteri kalmamış. Resmen olaylara hiçbir ağırlığı olmayan, arka planda dolanan bir NPC’ye dönüştürmüşler koca şerifi. Bo Peep ise sadece şöyle bir gözüktü, o kadar. Neden oradaydı, ne amaca hizmet etti, filmin o noktasına ne kattı belli bile değil.


Bu Oyuncak Kutusu Keşke Hiç Açılmasaydı​


Sonuç olarak Toy Story 5, kalbimizde taht kuran o efsanevi ilk dört filmin mirasını taşıyabilecek bir yapım değil. Bizim vedalaştığımız, birlikte büyüdüğümüz, uğruna ağladığımız derinlikli oyuncaklar sanki gitmiş de yerlerine ruhsuz kopyaları gelmiş gibi bir hissiyat yaratıyor. Keşke kusursuz finallerin ardından bu oyuncak kutusu, sırf nostalji rüzgarı estirmek için bu kadar zorlama bir şekilde tekrar açılmasaydı. Hiç yakışmayacak ama “To infinity and beyond”.

Toy Story (Oyuncak Hikayesi) 5 İncelemesi ilk olarak FRPNET'te yayınlandı.

Bu haber buradaki kaynaktan otomatik olarak çekilmiştir.
 
300x250 Reklam Alani iletisim@mmoturkey.com
Geri
En Üst