MMO_Haberci
Yeni Uye
Universal Monsters külliyatının kıyıda köşede kalmış işlerinden biri olan The Old Dark House, tam olarak yılına göre değerlendirilmesi gereken bir klasik. Bugün izlediğinizde aklınızı başınızdan almayacak ya da sizi korkudan koltuğa çivilemeyecek; ancak dönemine göre atmosfer kurmayı başarmış, çerezlik bir eski zaman seyirliği.

Filmin en büyük gücü kesinlikle mekanları ve kurduğu fırtınalı gece ortamı. Yeşile boyanmış stüdyo fonları veya bilgisayar efektleri (CGI) çağında yaşamadığımız için filmin geçtiği o kasvetli ev, gerçekten orada duran, ahşabının kokusunu hissettiren kanlı canlı bir mekan. Dışarıda kıyamet koparken eve sığınma hissi ve otel havası çok iyi geçiyor.
Ancak filmin patladığı yer tam olarak karakterler. Karakterler varlar… ama sadece “varlar”. Yani hikayede sırf bulunmak için oradalar gibi bir hal var. Ne derinlikleri ne de hikayeye doğru düzgün bir katkıları hissediliyor.
Ritim ve tempo konusuna gelirsek; günümüzün hızlı tüketim temposuna alışmış bizler için 1930’ların sinema dilini yakalamak pek kolay değil. Yağız bir delikanlı olarak ekran karşısında zaman zaman zorlandığımı itiraf etmeliyim. Neyse ki filmin süresi oldukça kısa tutulmuş da çok sarkmadan, tadında bitirmeyi başarmışlar.

The Old Dark House, sinema tarihine ve Universal’ın eski korku mirasına meraklıysanız, atmosferi için açıp şans verilebilecek bir iş. Çok büyük beklentilere girmeden, “zamanına göre iyi, atmosferi sağlam bir dönem filmi” gözüyle bakarsanız keyif almanız mümkün.
Tarihin Tozlu Raflarından: The Old Dark House İncelemesi ilk olarak FRPNET'te yayınlandı.
Bu haber buradaki kaynaktan otomatik olarak çekilmiştir.

Bedava Otel, Karakterler Ücrete Tabiidir
Filmin en büyük gücü kesinlikle mekanları ve kurduğu fırtınalı gece ortamı. Yeşile boyanmış stüdyo fonları veya bilgisayar efektleri (CGI) çağında yaşamadığımız için filmin geçtiği o kasvetli ev, gerçekten orada duran, ahşabının kokusunu hissettiren kanlı canlı bir mekan. Dışarıda kıyamet koparken eve sığınma hissi ve otel havası çok iyi geçiyor.
Ancak filmin patladığı yer tam olarak karakterler. Karakterler varlar… ama sadece “varlar”. Yani hikayede sırf bulunmak için oradalar gibi bir hal var. Ne derinlikleri ne de hikayeye doğru düzgün bir katkıları hissediliyor.
Ritim Bizi Biraz Yordu
Ritim ve tempo konusuna gelirsek; günümüzün hızlı tüketim temposuna alışmış bizler için 1930’ların sinema dilini yakalamak pek kolay değil. Yağız bir delikanlı olarak ekran karşısında zaman zaman zorlandığımı itiraf etmeliyim. Neyse ki filmin süresi oldukça kısa tutulmuş da çok sarkmadan, tadında bitirmeyi başarmışlar.

Son Söz
The Old Dark House, sinema tarihine ve Universal’ın eski korku mirasına meraklıysanız, atmosferi için açıp şans verilebilecek bir iş. Çok büyük beklentilere girmeden, “zamanına göre iyi, atmosferi sağlam bir dönem filmi” gözüyle bakarsanız keyif almanız mümkün.
Tarihin Tozlu Raflarından: The Old Dark House İncelemesi ilk olarak FRPNET'te yayınlandı.
Bu haber buradaki kaynaktan otomatik olarak çekilmiştir.