Şov Devam Etmeli! – Zindan Gezgini Carl Kitap İncelemesi

EmpireRise2 — 1-99 Oldschool Metin2, hard classic PvP sunucusu acik! Kayit Ol PlayZoxera — Premium Survival Minecraft! Battle Pass, gunluk gorevler, mobil destek. Sunucuya Git

MMO_Haberci

Yeni Uye
Bir süredir Geek ve edebiyat dünyasını kasıp kavuran, son dönemde Peacock ile anlaşma imzalamayı başaran Zindan Gezgini Carl, sonunda Türkçe olarak yayınlandı. Juno Kitap tarafından okurlarla buluşturulan Zindan Gezgini Carl, standart bir “Geeklere yönelik” kitap olmanın ötesinde yer alıyor.


Matt Dinniman ismi Türk okuruyla yeni buluşuyor olabilir. Kendisi LitRPG türünü ana akıma taşımayı başarmış bir yazar. Özgeçmişinde ufak yalanlar ekleyerek (Photoshop bilmediği halde, biliyormuş gibi davranmış) bir gazetede çalışmaya başlayan Dinniman, kendini evcil hayvan şovlarında bulan bir isim. Burada gözlem ve çizim yeteneğinin daha da farkına varan yazar, ufak ufak kendi evrenini yaratmaya başlamış. Bu sayede biz de Zindan Gezgini Carl ile tanışma fırsatı yakalıyoruz.



Şu bir gerçek ki, yaş ilerledikçe çok uzun serilere başlamak, okurların gözünü korkutuyor. Kendi adıma 35’imden sonra Brandon Sanderson‘a başlamak gibi bir hatada bulundum. Onlarca kitap birçok seri ve devasa bir evrenin beni beklediğini bilmiyordum. Ama okuyacağım. Genel olarak gündem olan kitaplarla da dirsek temasında olmayı severim. Okuma fırsatım olmasa bile temel olarak neyin üzerine oturduğunu öğrenmek ve fikir sahibi olmaya çalışıyorum.

Matt Dinniman ile tanıştıktan sonra uzun serilerden biri de artık radarıma girmiş bulunuyor. Geek kültürüne basmakalıp göndermeler yapmaktan kaçınan, insan doğasına inmeyi ve günümüz tüketim kültürünü taşlamayı seven bir yazar. Zindan Gezgini Carl, Ready Player One romanına benzeyecek diye düşünürken, günün sonunda beni şaşırtmayı başardı.

Şimdi şöyle yapalım derim, testi bombalarımızı ve ayak bakım kitlerimizi şimdilik envanterimize kaldıralım. Çevremizde hoşnutsuz biçimde dolaşan kedilerle göz temasını keselim ve goblinlere isim vermeye biraz ara verelim.

Lanet Olsun Donut!​



Zindan Gezgini Carl, LitRPG denilen bir sınıflandırmaya giriyor. Bu tür, Ready Player One tarzı kitaplardan biraz daha farklı bir yerde duruyor. Kitap, genel olarak rol yapma oyunlarının mekaniklerini doğrudan anlatımın bir parçası yapıyor. Evet, seviye almak, yetenek puanı kazanmak var. Ancak bunları detaylı bir biçimde okurla buluşturuyor. Oyun gibi bir dünyada yaşamaktan ziyade, o oyun dünyasının tüm detaylarını anlatıyor. Karakterin kazandığı başarımlardan, silahların sağladığı bonuslara kadar, normalde bir oyunun arayüzünde göreceğimiz bilgileri doğrudan roman metninin bir parçası haline getiriyor.

Kitaba ilk başladığımda, sürekli örneğini verdiğim Ready Player One tarzında bir beklentim vardı. Ancak Ernest Cline’ın anlatısında kültürün parçalarıyla şekillenen bir hikâye var. Ready Player One, oyun kültürünü bir bilimkurgu dünyasının zemini olarak kullanıyorsa, Zindan Gezgini Carl oyunun kurallarını doğrudan romanın fizik yasalarına dönüştürüyor. Bunu her adımda da size hissettiriyor. O yüzden burada anlaşalım derim ve ilginizi çekmeyen bir konuysa, vaktinizi almamak adına yolları ayıralım ve hikâyeye dalalım.



Bu arada korkmaya hiç gerek yok; sürpriz kaçıranlara yer vermeyeceğim. Kitap başlığında da görüldüğü gibi Carl isminde bir karaktere odaklanıyor. Carl, hayatını sahil güvenlik personeli olarak devam ettiren, artık beklentilerini bir hayli düşürmüş bir karakter. Kız arkadaşıyla fırtınalı bir biçimde ayrılıyor. İşin garip kısmı bu noktada eski kız arkadaşının kedisi Prenses Donut ile başbaşa kalıyor. Hikâyenin başladığı bu soğuk gecede, Donut kaçıyor ve Carl onun peşine düşüyor.

O gece Carl’ın ve tüm insanlığın hayatı tepetaklak oluyor. Uzaylıların dünyayı istila etmesi ve milyarlarca insanı anında öldürmesiyle beraber, Carl ve Prenses Donut hayatta kalan şanslı kişiler arasına giriyor. İş burada da bitmiyor tabii ki! Uzaylılar hayatta kalanlara bir şans tanıyor. Yeryüzünde açılan birçok kapıdan girecekleri 18 katlı bir zindana davet ediliyorlar. Büyük ödül ise tüm zindan katlarını temizleyip özgürlüğe ulaşmak. Fakat işin içinde bir bit yeniği var. Milyonlarca insannın akın ettiği bu zindan, bir galaksiler-arası devasa medya şirketi tarafından canlı yayınlanıyor.

Yani Carl, kendini bir yarışma programında buluyor. Yapması gereken tek şey, öldürmek, öldürmek ve daha fazla öldürmek.

İzleyici Sayılarını Artırmanın Yolları​



Bu şovun nasıl ilerlediği, Carl ve Prenses Donut’ı nelerin beklediğini anlatmayacağım. Okur olarak sizin keşfetmeniz kitabın çekiciliğini artıracaktır. Burada benim dikkatimi çeken nokta Dinniman’ın, günümüz dünyasını çok iyi irdelemiş olması. Sosyal medya hayatımızın bir parçası değil, artık ta kendisi haline gelmiş durumda. Onlarca platformu kullanarak, anlık sahneler ve birkaç saniyelik videolarla ünlü olmanın yollarını arayan milyonlarca insan var. Yapılan her saçma hareket ya da fenomen olacak sözler bu kişileri ön plana çıkarıyor. Onları daha fazla ünlü ediyor ve daha çok para kazanmalarını sağlıyor.

Zindan Gezgini Carl, görünürde bir video oyununun sahnelenmesi gibi gözükse de aslında bu noktayı fena taşlıyor. Çünkü Carl ve Prenses Donut, hayatta kalabilmek için ekipman toplamaktan ve katil dozer süren goblinleri öldürmekten daha fazlasını yapmak zorunda. Şayet yeteri kadar eğlenceli değillerse, izleyici sayıları düşüyor. Bu da gelecek katlarda onları daha zorlu anlarda zindan içerisinde yalnız bırakıyor. Çünkü izleyiciler sadece izlemekle kalmıyor, abonelik sistemleriyle sevdikleri yarışmacılara ödüller ya da diğer adıyla bağışlar yapabiliyor. Biraz tanıdık geldi değil mi?

Dinniman, esere pandemi yıllarında başlamış. Aslında fikir kafasında epey varmış ancak pandeminin yarattığı gündem nedeniyle, Carl’ın üzerine daha çok yoğunlaşmaya başlamış. Bu süreçte Patreon üzerinden okurlarıyla buluşarak, hikâyenin nasıl şekillenmesi gerektiğine dair anketler açmış. Elbette Patreon takipçileri Carl ve Prenses Donut’u olabildiğince zor durumlara sokmak için ellerinden geleni yapmışlar.

Bu ortaya şunu çıkarıyor. Dinniman, gözlem yapmanın da yanında takipçileriyle sıkı bir temas halinde kalarak onların da tepkilerini ölçmüş. Çok hoş bir detay bana kalırsa. Romanında göndermesini yaptığı noktayı, gerçek hayatta okurlarıyla da denemiş.

Hayatta Kalmayı Unutmayın!​



Zindan Gezgini Carl, uzun bir kitap olmasına karşın Matt Dinniman’ın akıcı anlatısı ve heyecanlı olay örgüsüyle su gibi akıp gidiyor. Carl ve Prenses Donut arasındaki dinamik de kitabın en eğlenceli taraflarından biri. Yazar aslında bu iki karakteri, ilerleyen kitaplarda birleştirmeyi düşünmüş. Ancak ilk andan itibaren bir arada olmaları gerektiği hissi çok kuvvetli gelmiş. İyi ki de öyle yapmış çünkü Carl ve Donut arasındaki diyaloglar, kitabı taşıyan en önemli etmenlerden biri.

Prenses Donut, aynı adı gibi hayatını prensesler gibi yaşayan bir kedi. Oldukça zeki ve vurdumduymaz. Yeri geldiğinde tatlı tatlı laf sokmasını da bilen biri (Ve evet, Donut sadece mırlamıyor, uzaylıların yapay zeka sistemleri sayesinde bir insan gibi konuşabiliyor). Carl ise bir et kafa olmaktan çok uzak. Sahil güvenlik personeli olarak haliyle kaslı ve kuvvetli bir model olarak öne çıkıyor. Basmakalıp et kafalı, sporcu bir karakter hiç değil. Gözlem ve olayları irdeleme yeteneği bir hayli yüksek. Birini sevmediğinde onun canını laflarıyla nasıl yakacağını biliyor ya da tehlike anını çok iyi kokluyor.

İkisi arasındaki dinamik yol boyunca karşılarına çıkan düşmanlar, dostlar ve beklenmedik misafirlerle besleniyor. Buna ek olarak medyanın gözleri sürekli üzerlerinde olduğu için rol yapmadan, kendileri gibi davranarak katları inmek zorunda olduklarını biliyorlar. Karşımızda basit anlatısı olan bir kitap yok anlayacağınız. Carl içinde bulunduğu durumdan memnun değil, hayatta kalmalı ve oyunu onların kurallarıyla oynamak zorunda. Sık sık dediği gibi ona kolay kolay boyun eğdiremeyeceklerini sıklıkla gösteriyor.



Son olarak Juno Kitap tarafına da baskı ve çeviri kalitesi için teşekkür etmek gerek. Emre Aygün çevirmenliğindeki kitap, kendine has jargonuyla okurun kafasını karıştırmıyor. Orijinal metinle karşılaştırma şansım olmadı ama anladığım kadarıyla Dinniman, kelime oyunlarını ve yoktan var ettiği kelimeleri örgünün içine serpiştirmeyi seviyor. Bu tarz çevirilerde, doğru noktalara basabilmek önemlidir. Juno Kitap ekipçe şahane bir iş çıkarmışlar. Zaten kitap için şömizli baskı tercih etmeleri de koleksiyoncular için önemli bir detay.

Zindan Gezgini Carl için söyleyebileceğim en büyük sıkıntıysa, türe yakın olmayan okurları ilk birkaç sayfada sıkacaktır. Kendi adıma rol yapma oyunlarını çok seven biri olarak bazen Carl ya da Prenses Donut’a düşen ekipmanların notlarını okumak yorabiliyor. Kaldı ki, şu aşamada Matt Dinniman tüm karakterlere verdiği ekipman, tecrübe puanı, yetenek ve beceri gibi detayları tek tek tutuyormuş. Hatta dosya o kadar büyük bir hale gelmiş ki, kullandığı bilgisayar birkaç kere çökmüş. Bu gibi detaylara boğulmak okur için göz korkutucu çünkü hikâye ilerledikçe takibini yapmak zorlaşıyor.

Bu da benim adıma bir başka sıkıntıyı ortaya çıkarıyor. Şu aşamada Zindan Gezgini Carl için 8 kitap basılmış durumda. Dinniman, iki kitabın daha yolda olduğunu ve finale ulaşacağımızı söylüyor. Bu tarz hikâyelerde, karakterler sürekli aynı şeyleri yaptıkça kitapların okuma keyfi de kaçıyor. Hikâyenin gidişatını çok merak etsem de, örgünün nasıl ilerleyeceği konusunun sürpriz kalmasını istiyorum. Öte yandan okur yorumlarına baktığım kadarıyla, her kitap ile birlikte kendi çıtasını ayarlamayı başarıyormuş.



Son olarak diyeceğim şu ki, Zindan Gezgini Carl kendi okuma yelpazeme aldığım yeni bir türün öncüsü oldu. Hatta kitabı size şöyle satabilirim: Sanki Otostopçunun Galaksi Rehberi ve Ready Player One‘ın bir çocukları olmuş. Ancak ortaya çıkan ürün ebeveynlerinin huylarının bir kısmını alırken, onlar da hiç gözükmeyen bazı becerileri de kendi kendine edinmiş.

Umarım Zindan Gezgini Carl’ın ülkemizde de raf ömrü uzun olur ve sıradaki tüm kitaplara peyderpey ulaşır, Carl ve Prenses Donut’ın maceralarını okumaya devam ederiz. Çünkü ara sıra hayatın tüm keşmekeşinden kopup ciddi şeyler okumaktansa, kafayı boşaltacak eğlenceli şeylere de ihtiyacımız var. O zamana kadar:

Lanet Olsun Donut!

Şov Devam Etmeli! – Zindan Gezgini Carl Kitap İncelemesi ilk olarak FRPNET'te yayınlandı.

Bu haber buradaki kaynaktan otomatik olarak çekilmiştir.
 
300x250 Reklam Alani iletisim@mmoturkey.com
Geri
En Üst