Ridley Scott’ın Legend Filmini İncelemesi: 80’lerden Gelen Büyülü Bir Masal

EmpireRise2 — 1-99 Oldschool Metin2, hard classic PvP sunucusu acik! Kayit Ol PlayZoxera — Premium Survival Minecraft! Battle Pass, gunluk gorevler, mobil destek. Sunucuya Git

MMO_Haberci

Yeni Uye
Selamlar! Bugün ekran karşısına geçip uzun zamandır aklımda olan ama bir türlü fırsat bulamadığım meşhur 1985 yapımı Legend filmini sonunda izledim. Hani şu henüz gencecik bir Tom Cruise’un oynadığı, yönetmen koltuğunda Ridley Scott’ın oturduğu fantastik klasik… İzledikten sonra da “E bunu FRPnet’te konuşmayacağız da nerede konuşacağız?” diyip hemen klavyenin başına geçtim.



Öncelikle filmin alt türünü netleştirelim: Karşımızda buram buram çalışan bir Dark Fairy Tale (Karanlık Peri Masalı) ve High Fantasy kırması var. Öyle günümüzün devasa ordulu, karmaşık politikalı fantastik işleri gibi değil; doğrudan çocukluğumuzda okuduğumuz ya da masallarda dinlediğimiz saf, tekinsiz ve büyüleyici dünyanın içine çekiyor bizi.

Nasıl Bir Dünya İnşası​


Film başlar başlamaz dikkatinizi çekecek ilk şey atmosfer. Ekranın neresine baksanız sürekli uçuşan polenler, sisler, yapraklar, ağaçların arasından süzülen garip bir ışık var. İşin en delice kısmı ne biliyor musunuz? Ridley Scott bu filmi herhangi bir ormanda çekmemiş. Koskoca stüdyonun içine gerçek ağaçlarla devasa bir orman seti kurdurmuş.

Günümüz filmlerindeki yeşil ekranlardan, bilgisayar ürünü (CGI) kusursuz ama ruhsuz kaplamalardan sonra bu el emeği seti izlemek bana inanılmaz iyi geldi. Masal dediğin biraz böyle tekinsiz ve elle tutulur hissettirmeli zaten. Tozlu, masalsı havayı resmen ciğerlerinizde hissediyorsunuz.

Karakterler ve Oyunculuklar​


Gelelim bizim kadroya. Tarikatçı Tom Cruise henüz 20’lerinin başında, gencecik bir delikanlı. Ormanda doğayla bir bütün halinde yaşayan, biraz toy ama kalbi temiz Jack karakterini canlandırıyor. Prenses Lili rolünde Mia Sara ise tam bir masal prensesi; saflığı da çok iyi veriyor, sonradan karanlığın cazibesine çekildiği sahnelerdeki değişimi de. Orman yaratıkları, goblinler, cüceler falan derken tam bir klasik masaüstü FRP partisinin içindeymişsiniz gibi hissettiriyor.



Ama… Arkadaşlar, durun. Bu filmin tek bir gerçek kralı var, o da Tim Curry!

Tim Curry’nin canlandırdığı Lord of Darkness (Karanlıklar Efendisi) karakterini görünce ekrana kilitlendim. Adamın üzerindeki devasa kırmızı makyaj, dev boynuzlar, protezler tamamen pratik efektle yapılmış. Rob Bottin adındaki makyaj ustası resmen şov yapmış burada. Bilgisayar efekti falan yok, saatlerce süren makyajla ortaya çıkan kanlı canlı bir iblis var karşımızda. Tim Curry de ses tonu ve karizmasıyla rolün hakkını öyle bir vermiş ki, kötü adamı izlerken “Aman Jack çabuk gelsin de bunu yensin” demiyorsunuz, aksine ekran karanlığa teslim olsun istiyorsunuz.

Hikaye ve Son Söz​


Hikaye özünde oldukça sade: Mutlak iyilik ile mutlak kötülüğün savaşı. Dünyadaki son tek boynuzlu atların (unicorn) korunması, güneşin batırılıp kışın getirilmeye çalışılması ve bu karanlığı durdurmaya çalışan bir avuç kahraman. Çok karmaşık bir senaryo beklemeyin ama filmin derdi zaten senaryoyla sizi ters köşe yapmak değil; sizi o dünyaya götürmek.

Eğer 80’lerin pratik efektli, biraz karanlık, biraz nostaljik ve samimi fantastik dünyalarını özlediyseniz, Legend kesinlikle bir şansı hak ediyor. Işıkları kapatıp kendinizi büyülü ormanın akışına bırakın derim.

Ridley Scott’ın Legend Filmini İncelemesi: 80’lerden Gelen Büyülü Bir Masal ilk olarak FRPNET'te yayınlandı.

Bu haber buradaki kaynaktan otomatik olarak çekilmiştir.
 
300x250 Reklam Alani iletisim@mmoturkey.com
Geri
En Üst