MMO_Haberci
Yeni Uye
Maratonun üçüncü durağında, çizgi roman sayfalarının sınırlarını tamamen aşan, doğrudan sinema perdesi için sıfırdan yazılmış bir yapıma geliyoruz: 1976 yapımı Les Douze Travaux d’Astérix (Asteriks’in 12 Görevi). René Goscinny ve Albert Uderzo’nun senaryoyu tamamen sinema için kaleme aldığı bu film, serinin en yaratıcı, en özgür ama aynı zamanda dönemin aptallıklarını da en çok barındıran işlerinden biri.

Öncelikle görsel tarafa yine laf ettirmeyerek başlayacağım. İlk iki filmdeki teknik hantallıklar veya küçük hatalar benim için zaten hiçbir zaman dert olmamıştı; frankofon ekolünün el emeği, sıcak çizim tarzını her haliyle çok seviyorum. Bu filmde de görsel estetik sonuna kadar korunmuş. Ancak bu filmi diğerlerinden ayıran asıl şey, arkasında hazır bir çizgi roman kitabı olmamasının verdiği muazzam yaratım özgürlüğü. Film, Asteriks’i alışık olduğumuz görece gerçekçi tarihi arka plandan ve Roma kamplarını tokatlama rutininden tamamen çıkarıyor. Karşımıza hayaletler, hipnozcular, canavarlar çıkıyor; kısacası hikaye tamamen fantastikleşiyor. Bu durum bazı sadık okurlara fazla “uçuk” gelebilir ama bence filmin dinamizmini ve maceracı ruhunu acayip yukarı taşımış. Tarihsellikten bu denli cesurca çıkıp mitolojik bir fanteziye kaymaları filme çok ama çok yakışmış.
Filmin kuşkusuz en dahi işi, bugün bile izlerken hepimizi sıkan “Aptallıklar Evi” (Ruh Satış Ofisi) görevi. Asteriks ve Oburiks’in sadece basit bir A38 genelgesini alabilmek için girdikleri vergi dairesinde, memurları kendi silahlarıyla vurup delirttikleri o sekans tam bir şaheser. Goscinny o dönem bunu absürt bir komedi öğesi olarak yazmıştı ama günümüze baktığımızda durumun ne kadar acıklı olduğunu görüyoruz. Bugün artık bütün işlerimiz, devlet dairelerimiz, resmi kurumlarımız tam olarak bu “A38 genelgesi çilesi”ne döndü. 1976 yapımı bir animasyonun modern dünya kaosunu bu kadar nokta atışı öngörmesi muazzam bir zeka pırıltısı.

Fakat madem bu maratonda geek gözümüzü ve toplumsal bilincimizi açık tutuyoruz, filmin can sıkıcı tarafına da parmak basmamız gerekiyor. Geçen filmde Kleopatra’nın siyahi hizmetçisinin abartılı dudaklarla çizilmesindeki sömürgeci, ırkçı bakış açısından acayip rahatsız olmuştum ve SJW damarım atmıştı. Bu filmde de benzer bir çiğliği kadınlar üzerinden yapıyorlar.
“Zevk Adası” (Rahatlık Adası) görevindeki kadın tasvirleri gerçekten çok rahatsız edici. Erkekleri akıllarından etmek için sadece dans eden, onlara üzüm yediren, adeta iradesiz birer nesne veya hizmetçi gibi konumlandırılan “rahibe” kadın figürleri… 70’ler Avrupası’nın “mizah” adı altında kadını sadece baştan çıkarıcı bir obje olarak kodlayan vizyonsuz cinsiyetçiliği bugünün gözüyle bakınca gerçekten çok saçma ve rahatsız edici duruyor. Dönemin günahları film film şekil değiştiriyor; dün ırkçılık vardı, bugün cinsiyetçilik var.
Asteriks’in 12 Görevi, temposuyla, müzikalsiz tıkır tıkır işleyen skeç yapısıyla ve özellikle ölümsüz bürokrasi taşlamasıyla serinin en güçlü halkalarından biri. Dönemin rahatsız edici kadın tasvirleri keyfimi biraz kaçırsa da, fantastik evrene geçişin verdiği yaratıcı özgürlük filmi kurtarıyor.
Asteriks’in 12 Görevi İncelemesi: Les Douze Travaux d’Astérix (1976) ilk olarak FRPNET'te yayınlandı.
Bu haber buradaki kaynaktan otomatik olarak çekilmiştir.

Çizgilerdeki Zamansız Estetik ve Fantastik Evren
Öncelikle görsel tarafa yine laf ettirmeyerek başlayacağım. İlk iki filmdeki teknik hantallıklar veya küçük hatalar benim için zaten hiçbir zaman dert olmamıştı; frankofon ekolünün el emeği, sıcak çizim tarzını her haliyle çok seviyorum. Bu filmde de görsel estetik sonuna kadar korunmuş. Ancak bu filmi diğerlerinden ayıran asıl şey, arkasında hazır bir çizgi roman kitabı olmamasının verdiği muazzam yaratım özgürlüğü. Film, Asteriks’i alışık olduğumuz görece gerçekçi tarihi arka plandan ve Roma kamplarını tokatlama rutininden tamamen çıkarıyor. Karşımıza hayaletler, hipnozcular, canavarlar çıkıyor; kısacası hikaye tamamen fantastikleşiyor. Bu durum bazı sadık okurlara fazla “uçuk” gelebilir ama bence filmin dinamizmini ve maceracı ruhunu acayip yukarı taşımış. Tarihsellikten bu denli cesurca çıkıp mitolojik bir fanteziye kaymaları filme çok ama çok yakışmış.
Bürokrasi Belgeseli: A38 Genelgesi
Filmin kuşkusuz en dahi işi, bugün bile izlerken hepimizi sıkan “Aptallıklar Evi” (Ruh Satış Ofisi) görevi. Asteriks ve Oburiks’in sadece basit bir A38 genelgesini alabilmek için girdikleri vergi dairesinde, memurları kendi silahlarıyla vurup delirttikleri o sekans tam bir şaheser. Goscinny o dönem bunu absürt bir komedi öğesi olarak yazmıştı ama günümüze baktığımızda durumun ne kadar acıklı olduğunu görüyoruz. Bugün artık bütün işlerimiz, devlet dairelerimiz, resmi kurumlarımız tam olarak bu “A38 genelgesi çilesi”ne döndü. 1976 yapımı bir animasyonun modern dünya kaosunu bu kadar nokta atışı öngörmesi muazzam bir zeka pırıltısı.

Kleopatra’da Irkçılık, 12 Görev’de Cinsiyetçilik!
Fakat madem bu maratonda geek gözümüzü ve toplumsal bilincimizi açık tutuyoruz, filmin can sıkıcı tarafına da parmak basmamız gerekiyor. Geçen filmde Kleopatra’nın siyahi hizmetçisinin abartılı dudaklarla çizilmesindeki sömürgeci, ırkçı bakış açısından acayip rahatsız olmuştum ve SJW damarım atmıştı. Bu filmde de benzer bir çiğliği kadınlar üzerinden yapıyorlar.
“Zevk Adası” (Rahatlık Adası) görevindeki kadın tasvirleri gerçekten çok rahatsız edici. Erkekleri akıllarından etmek için sadece dans eden, onlara üzüm yediren, adeta iradesiz birer nesne veya hizmetçi gibi konumlandırılan “rahibe” kadın figürleri… 70’ler Avrupası’nın “mizah” adı altında kadını sadece baştan çıkarıcı bir obje olarak kodlayan vizyonsuz cinsiyetçiliği bugünün gözüyle bakınca gerçekten çok saçma ve rahatsız edici duruyor. Dönemin günahları film film şekil değiştiriyor; dün ırkçılık vardı, bugün cinsiyetçilik var.
Son Söz ve Puan
Asteriks’in 12 Görevi, temposuyla, müzikalsiz tıkır tıkır işleyen skeç yapısıyla ve özellikle ölümsüz bürokrasi taşlamasıyla serinin en güçlü halkalarından biri. Dönemin rahatsız edici kadın tasvirleri keyfimi biraz kaçırsa da, fantastik evrene geçişin verdiği yaratıcı özgürlük filmi kurtarıyor.
Asteriks’in 12 Görevi İncelemesi: Les Douze Travaux d’Astérix (1976) ilk olarak FRPNET'te yayınlandı.
Bu haber buradaki kaynaktan otomatik olarak çekilmiştir.