It’s Such a Beautiful Day İncelemesi: Bütün Çaba Sıfırlanırken Su Birikintisine Bakmak:

EmpireRise2 — 1-99 Oldschool Metin2, hard classic PvP sunucusu acik! Kayit Ol PlayZoxera — Premium Survival Minecraft! Battle Pass, gunluk gorevler, mobil destek. Sunucuya Git

MMO_Haberci

Yeni Uye
Don Hertzfeldt’in 2012 yapımı bu filmi, ilk izlediğinde insanı garip bir yerden yakalıyor. Karşında alt tarafı birkaç çizgiyle yaratılmış bir çöp adam var ama yarım saat geçmeden kendini kendi zihninin yıkıntıları arasında gezinirken buluyorsun. It’s Such a Beautiful Day, görselliğin sadeliğiyle düşünsel yükün ağırlığı arasındaki devasa tezat üzerinden işleyen tam bir varoluşsal film.


Hafızanın Sıfırlanması:​


Filmin ana karakteri Bill’in beynindeki o ne olduğu tam söylenmeyen hastalık ilerledikçe, adamın hayatı gözümüzün önünde yavaş yavaş dökülmeye başlıyor. Dün ne yediğini, kapıyı kilitleyip kilitlemediğini, hatta teyzesinin nasıl biri olduğunu unutuyor.
Burada insanı asıl irilten şey unutmanın kendisi değil, hafıza gittiğinde bir ömürlük birikimin bir anda sıfırlanması. Düşünsene; bir ömür okuyorsun, çabalıyorsun, insan biriktiriyorsun, acı çekiyorsun, öğreniyorsun… Sonra beyninde küçük bir doku bozuluyor ve boom! Hepsi buharlaşıyor. Başa dönüyorsun. John Locke zamanında “Seni sen yapan şey hafızanın sürekliliğidir” derken tam olarak bunu anlatıyordu: Hafıza silindiğinde arkada kurduğun o “benlik” şatosu da yıkılıyor. Bill’in yaşadığı trajedi, bir insanın kendi zihninde kiracıya dönüşmesi.


Rutinlerin Cenderesi ve Absürt Zorunluluk​


Bill’in günleri otobüs durağında beklemekle, elindeki kağıt havluya boş boş bakmakla, aynı sıkıcı sokaklarda yürümekle geçiyor. Hertzfeldt bu sahnelerle aslında yüzümüze çarpıyor: Hayatımızın ne kadar büyük bir kısmı tamamen boşa gidiyor?
Günün yarısını hiçbir anlamı olmayan şeyleri tekrarlayarak geçiriyoruz. Ama işin gıcık tarafı, ölümlü varlıklar olduğumuz için bu rutinleri yapmak zorundayız. Ekmek almak, fatura ödemek, otobüse binmek zorundayız. Albert Camus’nün Sisyphos’a o kayayı kayadan yukarı tekrar tekrar çıkarttırması gibi bir şey bu. Bill ancak zihinsel olarak çökmeye başladığında bu rutinlerin dışına fırlıyor. Yani rutinleri fark etmek hem insanı yabancılaştıran bir kabus hem de “Lan ben ne yapıyorum?” dedirten ilk uyanış anı.

Sıradan Bir Çöp Poşeti​


Filmin en büyüleyici kırılması, Bill ölümün soğuk nefesini ensesinde hissettikçe gerçekleşiyor. Beyni filtrelemeyi bıraktığı an, dünya onun için inanılmaz bir yer haline geliyor.

  • Rüzgarda savrulan basit bir çöp poşeti,
  • Islak kaldırımdaki ışık kırılması,
  • Bir yaprağın üzerindeki damarlar…
    Biz sapasağlam kafayla gündelik koşturmacanın içinde kör gibi gezerken, ölümle burun buruna gelen Bill dünyayı ilk kez gerçekten görmeye başlıyor. Filmin adı tam da burada ironi olmaktan çıkıp çıplak bir gerçeğe dönüşüyor: Gerçekten de öyle güzel bir gün ki… Çünkü güzelliği yaratan şey nesnenin kendisi değil, senin onun sonlu olduğunu bildiğin o anki farkındalığın.

Ölümsüzlük: Kurtuluş Değil​


Hertzfeldt finalde muazzam bir ters köşe yapıyor. Anlatıcı aniden devreye girip “Yok ya, Bill ölmeyecek” diyor. Bill yataktan kalkıyor, yüzyıllar devriliyor, insanlık yok oluyor, güneş patlıyor, evren kararıyor ama Bill yaşamaya devam ediyor.
İlk saniyede “Oh ne güzel, kurtuldu” diyorsun ama birkaç dakika içinde için daralmaya başlıyor. Çünkü ölümsüzlük bir hediye değil, berbat bir kapana dönüşüyor. Heidegger’in dediği gibi; insanı insan yapan, kararlarına ve yaşadığı anlara değer katan şey ölümlü olmasıdır. Bitiş çizgisi olmayan bir yarışın anlamı kalır mı? Bill sonsuz zamanın içinde her şeyi tüketip yapayalnız kaldığında, ölümün aslında hayatı yaşanır kılan tek çerçeve olduğunu anlıyorsun.

Özetle​


It’s Such a Beautiful Day, el kamerasıyla çekilmiş katmanlı görüntüleri, arka planda çalan Beethoven ve Smetana parçalarıyla tam bir varoluşçu ağıt. Hertzfeldt, çöp adamların arkasına sakladığı bu hikşeyle bize şunu fısıldıyor: Bütün çabanın günün sonunda sıfırlanma ihtimali olsa bile, şu an durup su birikintisine bakabilmek her şeye değer.

It’s Such a Beautiful Day İncelemesi: Bütün Çaba Sıfırlanırken Su Birikintisine Bakmak: ilk olarak FRPNET'te yayınlandı.

Bu haber buradaki kaynaktan otomatik olarak çekilmiştir.
 
300x250 Reklam Alani iletisim@mmoturkey.com
Geri
En Üst