Galyalı Asteriks (Astérix le Gaulois)1967 İncelemesi

EmpireRise2 — 1-99 Oldschool Metin2, hard classic PvP sunucusu acik! Kayit Ol PlayZoxera — Premium Survival Minecraft! Battle Pass, gunluk gorevler, mobil destek. Sunucuya Git

MMO_Haberci

Yeni Uye
Evet, FRPNet’te yepyeni bir maraton serisine başlıyorum başlıyoruz ve bu seferki serimiz: Roma ordusunun korkulu rüyası, frankofon dünyasının tacı Asteriks!
Maratonun ilk adımı için tabii ki en temelden, yani 1967 yapımı ilk animasyon filmi Astérix le Gaulois (Galyalı Asteriks) ile kronolojik bir şölen başlatıyoruz.


“Ligne Claire” Estetiği ve Erken Dönem​


Öncelikle bir frankofon çizgi roman (BD) geeki olarak filme görsel taraftan yaklaşmam gerekiyor. Karşımızda Albert Uderzo’nun erken dönem çizimlerine sadık kalmaya çalışan bir animasyon var. Her ne kadar bütçe ve teknik imkansızlıklar yüzünden animasyonlar yer yer statik kalsa da, eski Franco-Belge ekolünün (çizgi romandaki adıyla Ligne Claire veya Marcinelle tarzı) yuvarlak hatlı, temiz ve zamansız çizim tarzı beni inanılmaz yakaladı. Tenten’lerin, Red Kit’lerin, Şirinler’in nostaljik sıcaklığını bugünün dijital 3D animasyonları ne kadar uğraşırsa uğraşsın yakalayamıyor. Teknik olarak hantal olsa da göze ve ruha hitap eden muazzam bir görsel konfor var ortada.
Ancak işin arkasında tam bir geek trajedisi yatıyor: René Goscinny ve Uderzo’nun bu filmin yapıldığından son ana kadar haberi bile olmamış! Dargaud stüdyosu, çizgi romanın popülaritesini arkasına alıp yazarlardan habersiz bu işi kotarmış. Hatta neredeyse arkasından Altın Orak uyarlaması da gizlice çıkacakken ikili duruma el koymuş. Bu “korsan” prodüksiyon hissi filmin geneline de yansıyor.

Nerede Bu Köy?​


Filmi izlerken bir frankofon okuru olarak en çok dikkatimi çeken şey, evrenin ve karakterlerin henüz hiç oturmamış olmasıydı. Film, sanki biz bu adamları 10 yıldır tanıyormuşuz gibi paldır küldür konuya giriyor. Ne geçmişlerini biliyoruz ne de köyün kökenini. Daha da garibi, Oburiks bu filmde henüz bildiğimiz devasa, sevimli ana karakter ağırlığına sahip değil. Resmen Asteriks’in arkasında gezen sıradan bir köy sakini, hatta yancı gibi kalmış. Hikayenin tüm merkezinde sihirli iksiri yapan Büyüfiks (Panoramix) ve Asteriks var.
Ama asıl bombayı sona sakladım: Bu köyde niye hiç kadın yok?
Bizim bildiğimiz neşeli, kaos dolu Galyalı aile yapısı, kadınlar, Toptanik’in, Karabella’nın tatlı dırdırları bu filmde hak getire! Sanki Şirinler Köyü veya bir “erkekler kulübü”,”fight club” izliyoruz. Ne anne var, ne baba, ne de aile bağı. Çizgi romanın ilk sayısının ham, olgunlaşmamış günahı sinemaya aynen aktarılmış.


Güldürmüyor Ama “Hoş” Yani​


Komedi tarafına gelirsek; film boyunca kahkahalar attığımı söyleyemem. Dönemin (1960’lar sonu) mizah anlayışıyla yoğrulmuş Romalı askerler ve centurion Marcus Gaius Flavus tam birer karikatür. Ancak Büyüfiks ve Asteriks’in Romalılarla kafa bulmak için saç ve sakal büyüten iksiri verip onları maymuna çevirdikleri meşhur sekans izlerken insanın yüzünde çok tatlı, nostaljik bir tebessüm bırakıyor. “Güldürme” iddiasından ziyade, acayip cozy (sıcacık) ve hoş bir havası var.

Son Büyü​


Bir maratonun açılış halkası olarak Astérix le Gaulois, evrenin nasıl emeklediğini görmek açısından harika bir nostalji köprüsü. Karakterlerin geçmişsizliğine ve köydeki kadın nüfusunun yokluğuna rağmen, saf frankofon çizim tarzının hatrına filmi kesinlikle beğendim.
Sihirli iksirin ilk dozunu aldık. Şimdi sırada, Goscinny ve Uderzo’nun prodüksiyonuna bizzat el koyup sinema tarihine geçecek görsel şöleni hazırladığı, bütçenin de vizyonun da katlandığı 1968 yapımı “Asteriks ve Kleopatra” (Astérix et Cléopâtre) var. Bakalım Mısır çöllerinde bizi ne gibi geek detaylar bekliyor?

Galyalı Asteriks (Astérix le Gaulois)1967 İncelemesi ilk olarak FRPNET'te yayınlandı.

Bu haber buradaki kaynaktan otomatik olarak çekilmiştir.
 
300x250 Reklam Alani iletisim@mmoturkey.com
Geri
En Üst